Bu Blogda Ara

Ferrari Neden Batırıyor?

2025 yılı, yüksek beklentilerle başlayan fakat Ferrari’nin bu beklentiler altında ezildiği bir yıl olmaya aday. Sezona kötü bir başlangıç yapan takım, tifosinin bütün hayallerini adeta yerle bir etti. Geçen sezon şampiyonluğun az farkla kaçması, beklentileri fazlasıyla yükseltmişti ve herkes, bu sezon şampiyonluk hasretine son verilmesini umuyordu. Özellikle Hamilton’ın takıma gelişiyle birlikte, griddeki en iyi pilot ikilisine sahip olan Ferrari, markalar şampiyonluğu için favorilerden biri olarak görülüyordu.

Ne var ki bu beklentilere tifosiler her zaman kuşkuyla yaklaştı. Ferrari, 2025 aracı için “%99 oranında değişikliğe gidiyoruz!” diyerek iddialı açıklamalarda bulunmuştu. “Şampiyonluk için gereken her şeyi yapacağız!” mesajı vermeye çalışıyorlardı. Tifosi ise bu sözler karşısında heyecana kapılmak yerine endişelenmeye başladı. Pek çok Ferrari taraftarı gibi ben de sezon öncesinde şunu düşünüyordum:

“Zaten elimizde hızlı bir araç vardı, Ferrari yepyeni bir araç yaparak her şeyi batırabilir miydi?”

Bana kalırsa Ferrari ilk hatayı tam da burada yaptı. Ufak güncellemelerle bile büyük fark yaratılabiliyorken, konsepti tamamen değiştirmeye gerek var mıydı? Örneğin, Ferrari’de süspansiyon tasarımları tamamen değişti. Bu, bir sorunu çözerken yan etki olarak kaç farklı sorunu tetikleyebilir, etkileri neler olabilir?

Öte yandan empatiyle yaklaşmak da gerekir. Ferrari’nin açısından bakmaya çalışıyorum: Acaba geçen seneki araç zaten maksimum potansiyeline ulaşmış mıydı? Güncellemelerle yeterli hızlanamayacaklarını mı düşündüler? Belki de risk almak zorunda kaldılar. Ancak aracı %99 oranında değiştirecek kadar büyük bir risk alınmalı mıydı? Ferrarinin tarafından baktığımda bile onlara hak veremiyorum.

Sezon öncesi testlerde Ferrari umut aşılamaya devam etti. Araç, hızlanmış gibi görünüyordu. Ancak her takım, bir önceki sezona göre biraz daha hızlanacaktı; bu zaten öngörülebilen bir durumdu. Önemli olan, diğer takımların ne kadar hızlandığıydı.

Şimdi geçen sezonla küçük bir kıyaslama yapalım. 2024 sezonunda hemen her pistte en hızlı üç araçtan biri olan Ferrari, bu sezon ise oldukça geride başladı. McLaren ve Red Bull’un gerisine düşen Ferrari, Mercedes’in bile arkasında kaldı. Son yarış olan Miami GP’sinde ise Williams’ın dahi gerisinde kaldılar.

Ellerindeki aracın potansiyeli hâlâ belirsiz. Onca yarış geçmesine rağmen hâlâ doğru ayarları bulamıyorlar. Yeni bir aracı tanımak için harcadıkları vakit, kaybettikleri puanların telafisini zorlaştırıyor. Araç hâlâ çok dengesiz. Ayrıca yakın zamanda büyük bir güncelleme de gelmeyecek gibi duruyor.

Puan tablosuna baktığımızda ise Ferrari’nin ne kadar geri kaldığını daha net görebiliriz: Lider McLaren 246 puanda, son sıradaki Kick Sauber 6 puanda. Ferrari ise yalnızca 94 puana sahip; yani son sıraya, zirveden daha yakın.

Bana kalırsa yarış temposunun düşük olması bile asıl problem değil. Yeni araç, tek tur performansında oldukça yetersiz görünüyor. Kanımca Ferrari’nin en affedilemez hatası da tam burada yatıyor. Son yıllarda araçların hızları birbirine oldukça yaklaşmış durumda. Bu nedenle, tek turda kazandığınız en ufak zaman bile sizi yarışa birkaç sıra önde başlatabiliyor. Çünkü sıralama turlarında araçlar, çok sıkışık bir zaman aralığına dağılıyor. Buna ek olarak, yarışa önden başlamanın büyük bir avantaj sağladığı da bir gerçek. Yaklaşık son on yıldır geçiş yapmak zor ve bu zorluk gittikçe artıyor. Araçların boyutlarının geçmiş yıllara kıyasla çok daha büyük olması, bunun başlıca sebeplerinden biri. Özellikle Monaco gibi dar sokaklı pistlerde, geçiş neredeyse imkânsız hâle geliyor ve yarış genellikle başladığı sırayla tamamlanıyor. Ferrari’nin elindeki pilot ikilisi, sıralama performansı açısından gridin en iyilerinden olmasına rağmen bu alanda yaşanan problemler, bana göre Ferrari’nin en acil çözmesi gereken sorunların başında geliyor.

Bir an önce araçta denge yakalanmalı, lastik ısısı özellikle tek tur performansı için optimum seviyede tutulmalı ve sıralama turlarında kendilerini öne atabilmeliler.

Araç yavaş olmasına rağmen, yarış içerisinde iyi bir tempo tutturarak aracı olduğu yerden yukarılara taşıyan bir pilot ikilisine sahibiz. Hamilton’ın neredeyse her yarışa geriden başlamasına rağmen yarış içerisinde iyi bir tempo yakalayıp yukarılara tırmanması da bunu kanıtlar nitelikte. Üstelik şu ana kadarki tek galibiyetimiz de sprint yarışında, pole pozisyonundan başlayan Hamilton ile gelmişti. Bu örnek bile sıralama turlarının ne kadar büyük bir önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, şu anda oldukça geri düşmüş ve bana göre bu sezonu "batırmış" bir Ferrari var karşımızda. Şu ana kadar kaybettiği puanları telafi etmesi oldukça zor olacak. Tifosiler ise şimdiden umutsuzca bir sonraki sezonu beklemeye başladılar bile.

Öte yandan Ferrari tarihinde her zaman, gecenin en karanlık anı güneşin doğuşuna en yakın zaman olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder